Kentlerin farklı bağlamsal katmanlardan oluştuğunu ve bunların üst üste, yan yana gelerek hatta zaman zaman da iç içe geçerek özgül varoluş biçimlerini temellendirdiğini söylemek mümkün. Yalova örneğinde ise bu kente özgü olarak ana katmanlar arasındaki derin karşıtlıklar dikkati çekiyor. Yalova bir yüzü ile bir doğa kenti. Endemik bitkiler bunların insan eliyle titizlikle yetiştirildiği, sergilendiği, ticari olarak değerlendirildiği alanlar. Hatta yakın coğrafyanın en gelişkin arboretumlarından biri kentin varoluş biçimini belirleyen önemli unsurlar. Renkli, neşeli ve canlı bir dünya burada ön yüze çıkan. Bir tür pozitivite dahası hayatın zevkli ve sorunsuz geçtiğine dair bir sayfiye hissiyatı içeriyor bu anlamda. Aynı zamanda bir endüstri kenti Yalova. Kuşkusuz
bu yüzünün oluşturduğu varoluş biçimi diğeri kadar sorunsuz değil. Neşeli ve canlı olduğu da kolay kolay iddia edilemez. Onun yerine hayatın daha meşakkatli yanlarından, emekten ve terden söz edilebilir bu mecrada olsa olsa. Diğerine göre daha renksiz, daha zorlu bir dünya bu.
Hangisinin daha hakiki olduğu sorusu bir yana, birbirine tamamen zıt olan bu iki varoluş biçiminin bu kentte iç içe geçtiğini, birbirinden beslendiğini, hatta karşıtlığın oluşturduğu tansiyonun kentin özgül ruhunu koşulladığını söylemek yanlış olmaz. Yapının, bir ‘kültür merkezi’ olarak sözü edilen ruhun egemen olduğu kentle ve kentliyle kuracağı ilişkinin biçimi, tasarımın ana damarı olarak ortaya çıkar. Bu bağlamda merkezin kentin zıt katmanlarıyla dolayımlı bir ilişki içine girmesi hedeflenir. Yapı, arazinin batı yönüne çekilip en kenara yaslanarak önünde yer alacak olan kent bahçesine yer açar. Dış algıda zamane kültür merkezlerinin anıt oluşturmaya yönelik bildik pırıltılı ve baskın dünyasına yüz vermez. Hatta kendisini bilerek ve isteyerek bu çok renkli, gamsız ama aynı zamanda buyurgan dünyanın uzağında tutar. Böylelikle ‘tasarlanan’, ‘kullanan’a bir şeyler öğretmeye, onu düzen içine sokmaya kalkmaz. Tersine söz konusu tasarım, büyük ölçüde bir ‘ucu açıklık’ içerir. Yapı ilk bakışta herhangi bir biçime referans vermez. Neredeyse hiçbir ‘şeye’ benzemeyen bu kitlenin oluşturduğu tarafsızlık algısı, yapıya yaklaştıkça kentin endüstriyel ruhuna doğru yön değiştirir. Pırıltılı ve afili malzemeler yerine dış cephe kaplaması olarak tasarlanan ve dirençli yapı çeliğinden -Corten A- elde edilen delikli plakalar, paslı yüzeyleriyle bu hissiyatı güçlendirir. Kentli, bu kentte yaşamaktan ötürü çok iyi bildiği böyle bir yapıda şimdiye dek kullanılmamış olmasına karşın üretim alanlarında sıklıkla karşılaştığı bu dokuyu kolaylıkla tanır. Yapı artık ‘yeni’ olma halini hatta yabancılığını bir yana bırakmış, kentle ve kentliyle hemhal olma yolunda önemli bir adım atmıştır. Dış cephenin perfore edilmiş olması, tıpkı bir tül perde gibi yüzeyin akşam saatlerinde kaybolmasını ve ‘iç dünya’nın kolaylıkla algılanabilmesini sağlar. Kullanıcı yapıya büyük bir ağızdan girer. Burada herhangi bir kapı veya bariyer yoktur. Metal tül bu kere bir koruyucuya dönüşür. Rüzgarın, yağmurun veya güneşin olumsuz etkilerini dışarıda bırakır, ancak yarı geçirgen yapısı sayesinde bu alanı tam bir ‘iç mekan’ haline dönüştürmez. Doğal hava bu ara alanda serbestçe dolaşır Yapı içinde yer alan kitleler, farklı işlevlere göre ve tam kendilerine gereken ölçülerde biçimlenir. 600 kişilik çok amaçlı salon, 150 kişilik bir seminer salonu, nikah ve sergi salonları, kütüphane, ofis ve kafeterya gibi alanlar, farklı kotlardan birbirleriyle ilişkiye geçer. Dış cepheden ve birbirlerinden kopuk olarak iç alanda kendi özgün geometrileriyle varolan bu kitlelerin yüzeyleri, bu kere Yalova’nın renkli ve gümrah doğal dokusuna vurgu yapar. Dijital baskılar üzerinde hayli canlı renklerle resimlenen farklı bitki türlerinin oluşturacağı ‘neşeli’ görünüşün, yakın algıda olduğu kadar yapının dış algısında da ikinci bir katman olarak cephe yüzeyinin arkasında belirmesi hedeflenir. Bu kitleleri birbirine bağlayan ‘gezinti rampası’, korunaklı bir iç sokak olarak ziyaretçinin gündelik hayatını renklendirmeyi dener. Kitleler arasında kalan boşluklarda da rekreasyon ağırlıklı işlevler ve yardımcı servis alanları yer alır.


İçerik: Tasarım Group