Tiny House akımı özellikle 2008-2012 Küresel Ekonomik Kriz sırasında batı ülkelerinde gelişmeye başlayan, daha küçük evlerde, daha az masrafla, ve çevreye daha az zarar vererek yaşamak için fikir, mimari çözümler, ün, ve dayanışmarü grupları geliştirme yönünde oluşan toplumsal harekettir.
Sarah Susanka’nın 2007 de yayınladığı “The not so big house” (O kadar büyük olmayan ev) kitabının bu kavramın başlangıcı olduğu kabul edilir. 2005 Yılında Katrina Kasırgası felaketi sonrası yaşanan konut sıkıntısı için çözüm olarak yapılan küçük kulübelerin daha sonra sayfiye yerlerinde ilgi görmeye başlaması küçük ev hayatını bir akım olma noktasına getirmiştir. 2008 yılında başlayan ve 2012 yılına kadar etkisi yoğun olarak hissedilen küresel ekonomik krizde işini kaybeden ve evini satmak zorunda kalanlar küçük evlerde yaşamaya ya da ailelerinin yanına dönmeye ve onların arazilerinde kendilerine küçük evler yapıp birlikte ama mahrem hayatlar kurmaya çalışmışlardır. Ekonomik kriz sadece konut değil ofis olarak da küçük ev konseptinin hem ekonomik hem de faydalı bir çözüm olabileceğini göstermiştir. Küçük ev akımının yayılması tasarımcıları da harekete geçirmiş ve küçük ev tasarımları insanların beğenisine sunulmaya başlamıştır. Başlıca ünlü tasarımlar arasında; Arsa kıtlığı sorunu yoğun olan Japonya’da Takaharu Tezuka’nın 4 kişilik 89m2 “Gökyüzünü Yakalayan Ev” tasarımı, Barselona’da Eva Prats ve Ricardo Flores’in 28m2 lik “Bavuldaki ev” tasarımı, Manchester’de Abito’nun 32,8m2’lik “Akıllı konutlar” sunumu, Münih Teknik Üniversitesi ve İngiliz mimar Richard Horton tarafından yüksek kalite talep eden pazar sektörüne uygun geliştirilen 1 ya da 2 kişilik 7,1m²’lik “Micro Compact Home M-CH“(Minnacık Yoğun Ev) tasarımı ve Amerika Birleşik Devletleri’nde katı konut yapım kurallarından kurtulmak için tekerlekli yapılan “Mini Taşınabilir Evler” sayılabilir. Son olarak bu tasarımların yayılmasını sağlayan Tiny House konulu basılı ve dijital yayınların da artmaya başlaması Tiny House konseptini dünya çapında popüler bir akım haline getirmiştir.
Günümüzde kentsel dönüşüm projeleri kapsamında her ay hatta her gün yüzlerce, binlerce ağaç kesiliyor onların yerine kat kat üstüne doğadan ve yeşillikten uzak tamamen zevksiz konut tipleri getiriliyor. Elbette bu gergin sıkıcı ortam insanların ruh hallerine de yansımış durumda. Bunun için başta ABD’de başlayan ve doğayla iç içe bir evinizin olmasını vaat eden yepyeni bir kentsel dönüşüm akımı başlatılmış durumda. Tiny House adıyla bilinen söz konusu bu hareket kısa zamanda yüz binlerce ailenin destek verdiği küresel bir hareket halini alarak insanlar artık kendi zevklerine göre yaşayabilecekleri bir ev modeli yaratıyor. Böylelikle hem çevreci hem de doğal bir ortamla baş başa yaşam insanları bekliyor.
Tiny House konseptinin yayılmasında en etkili sebep görüldüğü gibi maliyet avantajıdır. Günümüzde doğal afet ya da ekonomik krizler olmadığı durumlarda bile arsa maliyetlerinin yüksek oluşu, düşük vergisi, yapım ve bakım maliyetlerinin düşük oluşu, gereksiz alanların az olması sebebiyle ev işi yükünü azaltması, gösterişten uzak ama işlevselliği yüksek 21. yüzyıl anlayışına uyması ve çevre bilincinin artmaya başladığı ama yine de daha duyarlı olunmasının zorunlu olduğu bu dönemde çevreye verdiği zararların da çok düşük olması popülerliğinin artarak devam etmesini sağlamaktadır. Küçük evler gelecekte sadece dünyamız için değil, insanoğlunun en büyük hedeflerinden biri olan başka gezegenlerde kolonileşme rüyası için de umut verici bir akımdır. Az kaynaklarla işlevsellik odaklı mekanlar yaratmak büyük şatolarda yaşamış insanlar için geçmişte utanç kaynağı olsa da günümüzde doğaya saygının, israftan uzaklaşmanın ve en önemlisi aile bireyleriyle daha verimli ve yakın ilişkiler kurabilmenin kaynağı olmuştur.
Tamamen Güneş enerjisiyle elektrik ve su ihtiyacı karşılanmaktadır. Bunun yanı sıra ışık sisteminde de tamamen doğal kaynağımız olan Güneş enerjisi devreye girmiş durumdadır. Bu da hem maliyet hem de sağlığımızdan büyük oranda tasarruf edildiği anlamına geliyor.Bir diğer ayrıcalığıysa şehir şebekesinden bağımsız olarak kendi kendine yetebilen su sisteminin bulunmasıdır. Bu sayede bir su kaynağı oluşturulması anlamına gelmektedir.
Tiny House Avantajları
Daha Düşük Giderler: Tiny House, tam boyutlu bir evden çok daha ucuzdur. Bütçe olarak normal bir evin giderlerine göre 10 kat daha azdır. Konut masraflarını azaltmak, tiny house sahiplerinin diğer harcamalarına daha fazla bütçe ayırmasına, bir ev ödemesine harcanılan parayı yatırım için kullanmaya olanak tanır. Bu yaşam tarzı daha az harcama, daha az personel birikimi ve daha az borçla sonuçlanır. Ayrıca, eşyaların değiştirilmesi önemli ölçüde azalır ve hane bütçesinin yanı sıra zamanı da serbest bırakır. Daha az borç ve daha düşük harcamalar nedeniyle, zorunda olunan yollardan ziyade istenilen şekillerde harcama ve tasarruf etme özgürlüğü olacaktır.
Daha Düşük Enerji Kullanımı: Tiny House sadece daha ucuza mal olmakla kalmaz, aynı zamanda bakımı çok daha ucuzdur. Küçük bir evin enerji ihtiyacı, geleneksel bir evin enerji ihtiyacından çok daha küçüktür. Daha küçük cihazlar ve daha küçük bir alan, havayı ısıtmak ve soğutmak için daha az güç kullanır. Elektrik, yakıt, su faturalarının hepsi çok daha düşüktür. Ek olarak, küçük bir evde şebekeden uzak yaşamak çok daha kolaydır. Hatta birçok tiny house bir kanalizasyon sistemine bağlanmaya gerek duymaz. İçerisinde atıkları parçalayan kompost tuvaletleri vardır.
Hareket Özgürlüğü: Tiny House potansiyel hareketliliği büyük bir avantajdır. Tiny House küçük bir alana ihtiyaç duyar, bu nedenle büyük bir arsa gerektirmez. Ek olarak, birçok tiny house römorklar üzerine inşa edilmiştir, böylece sahipleri yeni bir şehre taşındıklarında yanlarında götürebilirler. Birçok insan için bu, evin tüm konforundan vazgeçmeden yolda bir hayatın tadını çıkarmanın bir yoludur.
Daha Kolay Bakım: Tiny House bakımı kolaydır. Temizlenecek daha az yer ve tamir edilecek daha az cihazla, küçük ev sahipleri ev işlerine daha az; işlerine, hobilerine ve ilişkilerine daha fazla zaman ayırabilir.
Doğa ile Uyum: Tiny House hareketi, çevre hareketi ile el ele gider. Tiny House inşa etmek için daha az malzeme ve güç için daha az enerji gerektirir. Ayrıca küçük boyutları, onları doğaya yakın bir yere yerleştirmeyi kolaylaştırır.
Daha Basit Bir Yaşam: Küçük bir evde herhangi bir fazlalık şey için yer yoktur : şişkin gardıroplar, ayrıntılı elektronik cihazlar ve büyük kitap ve video kütüphaneleri. Tiny House sahipleri, yalnızca hayatlarını gerçekten zenginleştiren eşyaları saklayarak eşyalarını temel ihtiyaçlara indirger.
Özelleştirilebilir: Tiny House da yaşamak için geleneksel bir yer olması gerekmez. Bazıları küçük evlerini bir ofis olarak ya da arkadaşları ve akrabaları ziyarete geldiklerinde hazır olacakları güzel küçük bir yere sahip olacak şekilde özelleştirebilirler.
Özetle Tiny House daha ucuza geldiği gibi, hayatı daha basit bir hale getirebilir, çevreye daha az zarar verebilir. Büyük evlerin yapımı, vergisi, işler halde tutulması, bakım ve tamiri daha pahalıdır. Küçük evler genişlikten çok işlevliliğe ağırlık verecek ve yüksekliği kullanacak şekilde kurgulanır. Ayrıca küçük evler kanunlar nezdinde ayrımcılığa uğrayabilir.
Tiny House Dezavantajları
Daha Az Yaşam Alanı: Tiny House da tam boy lüks bir mutfak veya banyo için yer yoktur. Küçük ev sahipleri, kendileri için başka bir yerden fedakarlık etmeye istekli olmadıkları sürece, genellikle küvet veya tam boy mutfak aletleri olmadan idare etmek zorundadır. Tiny House bir veya iki kişi için rahat bir yuva oluştururken, bu kadar küçük bir alanı paylaşan bütün bir aile ile kalabalıklaşabilir. Ev ödevlerini yapmak ve arkadaşlarıyla takılmak için daha fazla mahremiyet isteyen gençli aileler için özellikle zordur.
Daha Az Depolama Alanı: Çoğu aile için, küçük bir eve taşınmak, pek çok eşyalardan kurtulmak anlamına gelir ve bunların hepsi gereksiz çöp değildir. İmkanlar dahilinde yaşamak ve sahip olunan eşyaların yalnızca kullanılan şeye sahip olacak şekilde düzene sokmak "küçücük yaşamak" için anahtardır.
Sınırlı Mekanlar: Yemek masası dört kişinin zorlukla oturabildiği bir alanken, 10 kişilik bir akşam yemeğine ev sahipliği yapmanın veya ilave yatak için yer olmadığından misafirlerin ziyarete gelmesinin mümkün olmadığı açıktır. Pek çok tiny house sahibi, bu sorunları daha fazla açık yaşam alanı ekleyerek telafi etmeye çalışır. Hatta bazıları misafir kabini olarak kullanmak için ikinci bir küçük ev inşa etmektedir.
Tiny House son zamanlarda oldukça popüler hale gelmiştir. Özellikle yaşanılan pandemi süreciyle birlikte daha sakin, kalabalık olmayan tatillerin ön planda olduğu şu dönemde daha da çekici kılmıştır. Kısa süreli tatil için kiralamanın yanı sıra Tiny House artık yaşamak için de sıkça tercih edilebilir konumdadır. Ancak küçük bir evde yaşamak herkese göre değil. Klostrofobik veya çok fazla yer kaplayan eşyalara derinden bağlı olan herkes bu kadar küçük bir alanda kendini rahat hissetmeyecektir. Ve elbette, aileniz ne kadar büyükse, küçücük bir alanda birlikte yaşamak o kadar zorlaşır ancak bu sorunu aşmanın çeşitli yolları vardır.
Genel olarak, küçücük yaşam, "daha büyük daha iyidir" şeklindeki yaygın sosyal ideali terk etmeye ve onu "az çoktur" ile değiştirmeye istekli olanlar için en iyi sonucu verir. Minimalizm yaşam tarzını benimsemek isteyen insanlar için oldukça idealdir. Yani, daha az alana ve dolduracak daha az malzemeye sahip olmak, daha fazla para, daha fazla özgürlük ve en önemli şeyler için daha fazla zaman anlamına gelir. Tiny House hareketinin ahlakı ve çekiciliğinin anahtarı budur.
İçerik: Tasarım Group