Guangzhou’un teknoloji ve inovasyon merkezi olarak konumlanan Huangpu Bölgesi’nde yükselen CANNANO Park Sergi Merkezi, nanoteknolojinin mikro ölçekteki hassasiyetini, güçlü ve ikonik bir mimari dile dönüştürerek kentsel ölçekte bir simge yapıya evriliyor. CANNANO Park’ın merkezi peyzaj meydanında konumlanan bu yapı, yaklaşık 39 metre çapında ve 21 metre yüksekliğinde kubbe formuyla yalnızca bir sergi alanı olmanın ötesine geçerek, bilim, mühendislik ve mimarlığın kesişim noktasında yer alan küresel ölçekte bir teknoloji anıtı olarak öne çıkıyor.
Yapının mimari karakteri, birbirinden bağımsız ancak kusursuz bir uyum içinde çalışan iki ana strüktürel sistem üzerine kurgulanıyor: küresel lamine ahşap (glulam) kafes kabuk ve ana taşıyıcı çelik strüktür. Bu çift katmanlı yaklaşım, hem estetik hem de mühendislik açısından yüksek performanslı bir yapı üretirken, mekânsal deneyimi de çok katmanlı hale getiriyor.
Tasarımın odak noktasında yer alan lamine ahşap kafes kabuk sistem, doğadan ilham alan güçlü bir metafor üzerinden şekilleniyor. İlhamını görkemli Sekoya ağacı kavramından alan bu yapı, zemindeki merkezi noktadan yükselerek cam giydirme cephenin tepe noktasına yaklaştıkça dışa doğru genişliyor. Bu hareket, hem strüktürel hem de görsel olarak etkileyici bir “elma çekirdeği” silüeti oluşturuyor. Ahşap kafesin ritmik ve tekrarlayan geometrisi, nanoteknolojinin düzenli, katmanlı ve hassas yapısına doğrudan bir gönderme niteliği taşıyor.
Yapının ana fonksiyonel alanları ise mühendislik sınırlarını zorlayan yenilikçi bir çelik karkas sistem ile taşınıyor. Dikey taşıyıcı sistem, birbirine 120 derece açıyla yerleştirilmiş üç adet çekirdek tüp üzerinden kurgulanıyor. Bu çekirdekler, merdivenler, servis alanları ve lojistik hacimleri barındırırken aynı zamanda yapının ana stabilitesini sağlıyor. Bu akılcı strüktürel çözüm sayesinde ikinci ve üçüncü kat döşemeleri dışa doğru konsol yapabiliyor; böylece kolonlardan arındırılmış, adeta asılı bir iç mekân deneyimi elde ediliyor.
Fonksiyonel organizasyon, yapının bilimsel ve kamusal rolünü destekleyecek şekilde katmanlı olarak planlanmış:
Zemin Kat – Sergi Dünyası:
Ziyaretçileri karşılayan zemin kat, geniş ve akışkan bir sergi alanı olarak tasarlanmış. Giriş Salonu, İnovasyon, Girişimcilik, Yaratıcılık ve Hayal Gücü başlıkları altında kurgulanan beş ana bölüm, nanoteknolojinin farklı boyutlarını interaktif ve deneyimsel bir yaklaşımla sunuyor. Açık planlı mekân düzeni, ziyaretçilerin sergiler arasında kesintisiz bir dolaşım deneyimi yaşamasını sağlıyor.
İkinci Kat – Akademik Paylaşım:
Bilimsel etkileşim ve bilgi paylaşımına odaklanan bu kat, akademik konferans salonları, çok amaçlı etkinlik alanları ve açık okuma–araştırma bölümleri ile donatılmış. Orta ölçekli seminerler, paneller ve bilimsel buluşmalar için tasarlanan bu alanlar, CANNANO Park’ın araştırma ve eğitim misyonunu güçlendiriyor.
Üçüncü Kat – Panoramik Vizyon:
Yapının en üst katında yer alan 360 derecelik panoramik kapalı platform, ziyaretçilere hem park manzarasını hem de çevredeki kentsel dokuyu izleme imkânı sunuyor. Medya yayın alanı, kahve bar ve dinlenme salonlarıyla desteklenen bu kat, araştırmacılar, akademisyenler ve ziyaretçilerin bir araya geldiği sosyal bir buluşma noktası haline geliyor. Burada mimari deneyim, manzara ve sosyal etkileşimle bütünleşiyor.
Sonuç olarak CANNANO Park Sergi Merkezi, ileri teknoloji temalı içeriğini yalnızca sergiler aracılığıyla değil, doğrudan mimari dili ve strüktürel kurgusu ile de yansıtan bütüncül bir yapı olarak öne çıkıyor. Doğadan ilham alan formu, yenilikçi mühendislik çözümleri ve kamusal mekân anlayışıyla, nanoteknolojinin soyut dünyasını somut ve deneyimlenebilir bir mimari anlatıya dönüştürüyor.


